Hanımeli: (Geissblatt / Jelängerjelieber /
Chevrefeuillie / Honeysuckle / Lonicera caprifolium / Honey-suckle) Mayis
ve temmuz aylarinda pembemsi beyazimtrak-sari renkli çiçekler açan, 1-3 m yükseklikte,
tüysüz veya az tüylü tirmanici bir bitkidir. Yapraklar gövde üzerinde
karsilikli-çapraz, derimsi, tüysüz ve alt yüzü az tüylüdür. Asagidaki yapraklar
kisa sapli ve yumurtamsi sekilde olup, yukardakiler ise gövdeyi saracak sekilde
tabanlariyla birlesmis durumdadir. Güzel kokulu olan çiçekler, tepedeki yapraklarin
koltugunda, genellikle üç demet hâlinde, oldukça uzun sapli, basçik tipinde çiçek
yaparlar. Çiçekler uzun tüpsü ve sarkik dudaklidir. Olgunlukta kirmizi renkli
üzümsü meyveler verir.
Türkiye’de
yetistigi yerler: Marmara, Bati ve Güney Anadolu, Karadeniz,
Dogu Anadolu.
Kullanildigi yerler: Tipta
yapraklari gargara yapmak için, çiçekleri antispazmodik olarak, meyveleri de idrar
söktürücü ve kusturucu olarak kullanilir.
Hashas: (Schlafmohn / Poppy /
Papaver / Papaveraceae / Papaver somniferum glabrum / Oplum poppy) Yüzyillardan beri ekilmekte olan bir kültür
bitkisidir. Hashas ziraatinin ilk defa nerede baslamis oldugu kesin olarak
belli degildir. Bâzi yazarlara göre Akdeniz havzasi, Anadolu ve
Mezopotamya’dir. Türklerin eski anayurtlari olan Orta Asya’da hashas
ziraatini yapmakta olduklari ve göçler ile bu kültürü etrafa
yaydiklari düsünülmektedir. Etiler zamaninda Anadolu’da hashas ekimi
yapildigi arkeolojik kazilarla ortaya çikmistir. Anadolu birçok cografik
ve ekolojik hashas gruplarinin toplandigi bir yerdir. Bu sebeple Anadolu’da
çok çesitli hashas gruplarina rastlanir. Memleketimizde yetistirilen
hashas iki alt türe ayrilmaktadir:
1) Papaver somniferum alt tür anatolicum
(Körhashas): Bitki 50-120 cm boyunda, az veya orta dalli, kapsülleri büyük (5
cm çapli), kalin kabuklu, konik, yuvarlak, olgunlasinca delikleri açilmayan türdür.
Bu alt türün de beyaz ve mor çiçekli olan varyeteleri (çesit)
vardir.
Varyete albescens (Akhashas):
Çiçekler saf beyaz, tohumlar beyaz veya devetüyü renklidir. Ekilmekte
olan hashaslarin % 60-70’ini bu varyete teskil etmektedir. Bilhassa soft
bölgede (Amasya, Tokat, Çorum, Malatya) ekilmektedir.
Varyete violascens (Karahashas, Gökhashas):
Çiçekler açik veya koyu mor, tohumlar gri veya kahverengidir. Yukaridaki varyeteye
göre daha az ve genellikle onunla birlikte ekilmektedir.
Bitki 60-100 cm boyunda, kapsülleri
küçük (2,5 cm çapli), çok ve nadiren orta dalli, ince kabuklu olup
olgunlasinca kapsül meyvede delikler açilir. Bu alt türün de
varyeteleri vardir. Ekimi körhashas alt türünün varyetelerine göre az
olmakla beraber Bilecik, Kütahya, Usak, Afyon, Burdur, Isparta, Denizli
ve hashas zirâati yapilan hemen her mintikada bulunur. Varyete violaceum’un
çiçekleri açik mordan koyu mora kadar degisen renkli, dip kisimlari
koyu mor renklidir. Tohumlar mavimsi-gri veya kahverengidir. Anadolu’da
açik hashasin ençok rastlanan varyetesidir.
Türkiye’de
yetistigi yerler:
Anadolu.
Kullanildigi yerler: Bitkinin kullanilan
kisimlari ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon, kurutulmus ham meyveler,
yapraklar, tohumlari ve tohumlarindan elde edilen yagidir. Hashas yapragi elde edildigi
alt türe ve gövdedeki yerine göre sekli az çok degisir. Bilhassa hâricen kullanilan
bâzi merhemlerin bilesimine girer ve agri dindiricidir. Hashasbasi, hashasin
olgunlasmasindan, sütlüyken toplanan ve kurutulan, tohumlari çikarilan kapsül
meyveleridir. Bilesiminde toplanma zamanina göre degisen afyon alkoloitleri vardir.
Harici agri dindirici olarak, özellikle dis hekimliginde kullanilir. Tohumlarinin yagi
ise, tohumlari sogukta tazyik edilmesi sûretiyle elde edilen yagdir. Sogukta elde edilen
yagin bilesiminde asitler az, sicakta elde edilen yagin ise asitleri fazladir. Sogukta
elde edilen yag, bâzi merhemlerin bilesimine girer. Sicakta elde edilen yag, yemek yagi
ve sanayide sabun yapiminda kullanilir. Içerdigi zehirli maddele dolayisiyla,
hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanilmamalidir.
Hatmi:: (Apothekerstockmalve
/ Guimauwe / Marshmallow / Althaea officinalis) Temmuz-agustos
aylarinda, pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 50-150 cm yüksekliginde, çok senelik,
otsu ve tibbî bir bitkidir. Sulak çayirlar ve dere kenarlarinda bulunur. Gövdeleri dik
ve tüylüdür. Yapraklari sapli ve çok tüylüdür. Çiçekler, dallarin ucundaki
yapraklarin koltugunda tek tek veya gruplar hâlinde bulunur.
Türkiye’de
yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler: Bitkinin
kullanilan kisimlari yapraklari, çiçekleri ve köküdür. Yapraklari bitki çiçekliyken
ve çiçekler tamâmen açmadan toplanir ve gölgede kurutulur. Kökler ise yasli
bitkilerden sonbaharda alinir, kabuklari soyularak gölgede kurutulur. Bütün bitki fazla
miktarda müsilaj tasir. Bundan baska nisasta, sakkaroz, galaktoz, pektin, yag, tanen ve
asparagin tasir. Yaprak, çiçek veya kökleri haricen ve dahilen gögüs yumusatici
olarak kullanilir. Çiçekleri gölgede kurutulup çay gibi demlenince gögüsü yumusatir
ve öksürüge iyi gelir. Dövülmüs hatmi taneleri vücuda sürülürse, sinek ve böcek
isirmailarini önler.
Ayni sekilde kullanilan diger türler sunlardir:
Gül hatmi (Althaea rosea): 1-2 m yüksekliginde,
beyaz, sari-kirmizi ve siyahimsi- kirmizi renkli çok senelik bir bitkidir. Meyvelerinin
üzeri tüylüdür. Süs bitkisi olarak yetistirilir. Diger hatmi gibi kullanilir.
Killi hatmi (Althaeae hirsuta): 10-40 cm
yüksekliginde, dik ve tüylü, eflatun renginde çiçekleri olan bir bitkidir. Tibbî
hatmi gibi kullanilir.
Havlican: (Galgant /
Alpinia / Galingale / Alpinia officinarum) Bir çenekliler sinifinin Zencefilgiller familyasindan güzel çiçekli,
itirli, çok yillik, otsu bitkidir. Diger ismi galangal veya Çin zencefilidir. Toprak
üstü saplari çok fazla dallanmis rizomlardan (kök saplarindan) çikar, ilâve saplari
da olabilir. Bir metreden fazla yüksekligi vardir. Kirmizi çizgili, çiçekleri beyaz
yapraklari bulunur. Havlican çok cazip çiçeklerinin ve kokusunun güzelligi sebebiyle
aranan bir bitkidir.
Kullanildigi yerler: Kurutulmus
rizomlari hamur islerinde kullanilir. Bu rizomlardan elde edilen yag sari sividir.
Serinletici olup, kâfur benzeri kokuya sâhiptir. Kurutulmus rizomlari ve türevleri
acimtrak aromalidir. Havlican kökü, mesrubatlarda, dondurma, sekerlemeler, tarim
ürünleri, çikolata çesitlerinde kullanilabilir. Rizomlari ayrica zencefil gibi baharat
olarak da kullanilir. Tibbî faydasinin çok oldugu bilinmektedir. Kaynatilan suyu bir
miktar içilirse mîde agrilarina, romatizma ve kulunca iyi gelir. Bel gevsekligi,
çocuklarin yatagi kirletmesini önler. Balgam söktürür, tükürük ifrâzâtini
arttirir. Agiz kokusunu giderir. Mafsal agrilarina ve mîde eksimesine iyi gelir.
Havuç: (Mohrrübe / Carotte / Carrot / Daucus
corota ) Kökleri sebze olarak yenen iki yillik bir
kültür bitkisidir. Havucun vatani Orta Avrupa’dir. Yabânî olarak
Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’da rastlanir. Memleketimizde de
rastlanmaktaysa da kültür havucu özelliginde degildir. Bitki 1-1,5 m
kadar boylarinda, az dalli, parçali yapraklidir. Çiçekleri yazin açan
küçük, beyazimsi renkli semsiye durumunda toplanmislardir. Elverisli
topraklarda ana kök bir metre kadar derine inebilmektedir. Havucun kazik
seklindeki etli kökleri kültür sâyesinde meydana gelmistir. Havucun
açik sari-turuncu renkteki dis kismi kabuk kismidir. Kök meyveleri
farkli türleri sebebiyle çesitli sekil ve büyüklüktedir. Koyu
sarimsi-turuncu renkte olan iç kismi odun dokusuna tekâbül etmekle
birlikte genellikle parankimatik hücrelerden yapilmistir.
Türkiye’de
yetistigi yerler: Dogu Anadolu hâriç bütün Anadolu.
Kullanildigi yerler: Bitkinin
tohumlari ve kazik kökleri (havuç) kullanilir. Tohumlar eterik yag ihtiva eder ki, bu da
geraniol elde etmekte kullanilabilir. Ayrica konserve ve parfümeri sanâyiinde
kullanilir. Kültür kök meyveler likopin, karotin provitamin A, B1, B2, C vitaminleri, %
7 oraninda seker, % 29 kadar fosfor ve mâdenî tuzlar ihtiva eder. Bu kök meyveler ham
madde olarak karotin elde etmede, gida olarak tâze ve tursu hâlinde kullanilir.
Provitamin A, vücutta vitamin A hâline geçer. Vitamin A, hastaliklara karsi mukâvemet
kazandiran, göz ve cilt hastaliklarini önleyen çok faydali bir maddedir. Tâze havuç,
günes yaniklari vakalarinda lapa hâlinde kullanilir. Havuç unu ve suyu çocuklarin
beslenmesinde çok faydalidir.
Hayit: (Ayit / Vitex agnus-castus / Agnus castus
/ Petit poivre) Mineçiçegigiller familyasindan, Bati ve Güney
Anadolu'da yasayan bir agaççiktir. Temmuz aylarinda mor renkli çiçekleri açar.
Dallari ve yapraklarinda, uçucu ve sabit yag, tanen, sineol, sekerler, kristalize
maddeler ve glikozit vardir.
Kullanildigi yerler:
Idrar söktürür. Sancilari keser. Aybasi kanamalarini düzenler. Anne sütünü artirir.
Hazimsizligi giderir. Karin agrisi ve ishali keser. Ayak sislerini indirir. Akrep ve ari
sokmalarinda kullanilir.
Helvacıkabagı: (Kestanekabagi / Cucubirta maxima / Winter squesh / Potiron) Gövdeleri silindir biçiminde, yapraklari böbrek seklinde ve
tüylüdür. Meyveleri basik küremsi, sapli, ince kabukludur. Pisirildiginde kabuklari
yumusar ve zar gibi soyulur. Kirmizi etli kisminda sekerli ve nisastali maddeler vardir.
Yemegi ve tatlisi yapilir.
Kullanildigi yerler:
Her iki türün tibbî olarak kurutulmus tohumlari kullanilir.
Tohumlarinda sâbit yag ve peporesin vardir. Tohumlari (çekirdekleri)
tenya ve kurt düsürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanilmaktadir.
Tohumlar dis kabuklarindan ayrilarak dövülür, sekerle karistirilarak
verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gr’dir.
Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pisirilen
etli kismi yiyecekten baska çiban ve sis yerlere lapa olarak da tatbik
edilir.
Hodan:(Borretsch
/ Gurkenkraut / Bourrache / Borrego officinalis / Borage)
Mayis-eylül aylari arasinda mavi renkte çiçek açan, sert tüylü, 15-60 cm
yüksekliginde, bir yillik otsu bir bitkidir. Sigirdili olarak da bilinir. Daha çok
rutubetli yerleri sever. Yapraklari burusuk, sert tüylü, oval sekilli, alttakiler sapli,
üstekiler sapsizdir. Çiçekler uzun saplidir.
Türkiye’de
yetistigi yerler:
Marmara, Kuzey ve Bati Anadolu.
Kullanildigi yerler: Bitkinin çiçekleri
ve yapraklari kullanilir. Fazla miktarda müsilaj, reçine, mâdenî tuzlar tasir.
Yapraklar ve çiçekler ter verici, idrar ve balgam söktürücüdür. Bogaz agrilarina ve
öksürüge karsi kullanilir.
Hurma:
(Dattelpalme /
Dattier / Date palm / Phoneix dactyfera / Datte)
Insanoglunun yetistirdigi en eski bitki çesitlerinden biridir. Bâbil’in
en eski yerlileri Sümerler hurmayi en azindan 5000 sene önce ilk defâ
yetistirmislerdir. Kuzey Afrika ve Orta Dogu bölgelerinin ekonomisinde
çok eskiden beri büyük bir rol oynar. Amerika’ya Ispanyollar
tarafindan 19. yüzyilin baslarinda getirilmis ve Meksika civârinda
yetistirilmistir. Ilk defâ Basra Körfezinde yetistirildigi tahmin edilen
hurma bitkisi yaklasik 18-24 m boyundadir. Yapraklarinin bir kismi yere
dogru sarkar ve bir kismi da yukari dogrudur. Yapraklarinin uzunluklari 6
m civârindadir. Gövdeleri diktir. Tabanindan birçok sürgün verir.
Yelpâze olan yapraklarinin büyükleri tepede toplanmistir. Çiçekleri
ekseriyâ tek cinslidir. Basak tipindeki çiçekleri “spata” adi
verilen büyük yapraklarla çevrelenmistir. Gövdesinde yapraklar
genellikle toplu olarak bulunur. Küçük sari çiçekleri toplu hâlde
açarlar. Farkli cinsiyetli çiçekler ayri agaçlarda yetisir. Disi
çiçekler zamanla tek tohumlu meyvelere dönüsürler. Meyveleri sarimsi
kahve renkli, dis kabuk sarimsidir. Orta kisim etli ve seker bakimindan
zengindir. Tohum silindirik, sert ve bir yüzü boyuncaderin olukludur.
Türkiye’de
yetistigi yerler: Memleketimizde Phoenix dectylifera türü
örnekleri azdir. Buna karsilik Phoenix canariensis daha çok
yetistirilmektedir. Gövde tabaninda sürgünler vermesi ve tohumlarin
daha kisa ve siskin olusu ile ayirt edilir. Bati ve Güney Anadolu ve
Akdeniz bölgesinde yetistirilmektedir. Memleketimizde yetisenlerin hurma
meyvelerinin gidâ bakimindan önemi yoktur, daha çok gölge verici
olarak kullanilir.
Kullanildigi yerler:
Hurmanin meyvesi tatli ve besleyicidir. Yaklasik % 20 nem ihtivâ eden
tâze hurmalarda % 60-65 seker ve % 2 protein vardir. Kurumus hurmalarda
seker orani % 75-85 civârindadir. Bir diger hurma çesidi olan Phoemx
sylvestris’ten hurma sekeri elde edilir. Ayrica, bedeni ve zihni
gelismeyi saglar. Kansere karsi koruyucu oldugu bilinir. Bogaz agrisini
keser. Bronsit, öksürük ve soguk alginligi sikayetlerini giderir. Kemik
hastaliklarinda faydalidir.
Hünnap:
(
(Jujube
/ Jujubier / Jujube / Çigde / Zizyphus juiba / Zizyphus vulgaris / Chinese date / Jujuba) Nisan-mayis aylari arasinda, sari renkli çiçekler açan, hos
kokulu, 4-5 m yüksekliginde dikenli bir agacin, kirmizi kabuklu, sert
çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklügünde bir yemisidir. En
dis çeperi derimsi ve ince, pulpasi (yumusak kisim) sari renkli ve tatli
lezzetlidir Ünnap da denilir. Bahçelerde yetistirildigi gibi yabânî
olarak da bulunur. Asil vatani Suriye’dir. Agacinin gövdeleri silindir
biçiminde, esmer kabuklu, çok dallidir.Yapraklar karsilikli 2 sira
hâlinde, kisa sapli, diken seklinde 2 küçük yaprakçiklidir.Çiçekler
3-6 tânesi bir arada ve oldukça küçüktür.Çanak yapraklari 5
parçali ve yesil renklidir. Taç yapraklari sari renkli, kivrik olup 5
parçalidir.
Türkiye’de
yetistigi yerler:Yerli degildir. Marmara, Bati ve Güney Anadolu’da
yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Meyveleri
tamâmen olgunlastiktan sonra toplanir ve güneste kurutulur. Meyvelerinde seker, tanin ve
müsilajli maddeler bulunmaktadir.Çok eskiden beri yumusatici, balgam ve idrar
söktürücü ve kabiz edici olarak kullanilmaktadir.